BABAM ÖLDÜ
Öldü babam
Doğum gününe yakın hem de
Bilmezmiş gerçi tevellüdünü de
'Öyle söylerdi anam', derdi..
Ölümü sıcak, yeni
Dumanı üstünde tüten taze bir somun gibi
Ölmedi sanki !
O yüzden yanımda, yakınımda !
Burada, odasında, mutfakta, salonda..
Yine gülüyor, yine kızıyor, yine sövüyor
Politikacılara
Ben kırkında çocuk
O yetmişinde baba
Aklım, danışmanım, desteğim..
Yaşıyor hala
Bilinçaltımda !
Farkındayım gidecek bir gün,
Zamanın sisi üstünü kapattığında
Ölümün
Ben küçükken
İki tekerlekli bisikletime binmeyi öğrenirken
O hocamdı
Nasıl da koşardı peşim sıra..
Arkasından tuttuğu üç tekerlekli bisikletimin
Dördüncü tekeriydi sanki !
Bense havalara uçardım
"Öğrendim sonunda sürmesini, öğrendim !"
Derdim
Oysa babam öğretti düşe kalka sürmesini
Hayatı !
Hasta olduğumda
Boğazlarım şiştiğinde mesela
Hastaneye gittiğimizde
Yatıştırırdı beni
"Sinek ısırığı kadarcık bir şey iğne" derdi
Babam olmasa ısırtır mıydım kendimi, sineğe ?
Gider miydim hastaneye ?
Şoförümdü babam aynı zamanda
Direksiyonumda hep o vardı
En iyi dershanelere götürürdü beni
En iyi okullara
Demir kapıları açtı ardına kadar
Rahat yürümem için kendi yolumda
Pas geçebilmem için hayatın zorluklarını
Güçlü hissetmem adına kendimi..
Hep arkamda belirirdi
Okul gösterilerime mutlaka gelirdi..
Çünkü o benim havamdı.
Ve demir gibi adamdı..
Dönüşü yok yola girdi artık, o demir adam Farkındayım !
Direksiyonunu da bana bıraktı giderken
Emaneten !
Ben acemi şoför, kırkındaki çocuk
Bırakabilseydim sapasağlam emanetini..
Arabayı devirmeden..
Torunlarına !
Zeki Sarı 17.03.2021
Yorumlar
Yorum Gönder