Kayıtlar

ANA BABA

Babalar başka sever evl atlarını Annelerse başka Babalar negatif kutuptaysa Anneler pozitif tarafta Babalar pesimistse öğütlerinde Anneler optimisttir, genelde Anneler rahattır, kaygısızdır evlatları adına Babalarsa gergin, tedirgin, yüklü Sorumlu görürler kendilerini çünkü Evlatların gelecek kaygıları, yorar babayı O yüzden baskıcı, sıkıcı yapıları..  Annelerse yumuşaktır, sanki kadife.. Çözüm üretmeye çalışırlar ha bire Babalar başarı, beceri beklerken evlatlarından Annelerin beklentisi yoktur, hoşnuttur her haliyle onlardan H ayat dengede tutulması gereken  bir terazi gibidir, çocuklar için Anne baba da terazideki el  15.04.2021  ERYAMAN

ANLARSIN

Hırsların, tutkuların Aşkların, umutların Yitirdiklerin, kazandıkların  Yaptıkların, yapamadıkların..  Anlamsızlaşır Hayatın kıvrımlı yollarında yürüyüp Dağları tepeleri aşa aşa zirveye ulaştığında Bunca telaşın, yorgunluğun beyhude olduğunu Ve o hiç bitmeyecek sandığın bu yolun.. Sonuna geldiğini anlarsın !  Anlarsın toprağın da bir kapısı olduğunu Ve bir kez kapanınca yüzüne..  Bir daha açılmayacağını..  13.05.2021  Eryaman

ARIZA

Y aşım 15, sağ iktidarda Yaşım 70, yine sağ.. Yaşım 15, sağ yüzde yetmiş..  Yaşım 70, sağ da ! Bunda bir terslik var ama !  Bunca açlık, yoksulluk, sömürü varken Ve bunca hırsızlığa, namussuzluğa rağmen Ya satan iyi satıyor malını,  Ya alanda bir arıza olmalı ! Ne diyelim..  Alan memnun, satan memnun..  Bize laf düşmez ! 15. 02.2021    P.tesi / Eryaman
UZAKTAKİ  SEVGİLİYE  MEKTUP Canım !. Ne çok özledim seni Gurbetteki bir babanın evini, Uzaktaki annenin bebeğini özlemesi gibi Çook çok özledim seni. Bunca yıl geçti bak aradan Hala dönmüyorsun !  Döneceğine dair küçük bir umutta vermiyorsun. Ne zaman kavuşacağız seninle? Zaman da uzadıkça uzadı hani. Biliyorsun mesafeler uzadıkça hafıza da aşınıyor  Karlı, sisli bir havada Yavaş yavaş uzaklaşan Uzaklaştıkça kaybolan bir insanın görüntüsü gibi Gidiyorsun usumdan Siliniyorsun hafızamdan An be an Silinmeyen hallerin de var elbette, aklımda !  Şakacı muhabbetini unutmadım mesela Sıcak gülüşünü Sımsıkı sarılışını Ağladığım da gözyaşlarımı silişini Üşüdüğümde ayaklarımı ısıtışını Unutmadım. Unutmadım hoyratlığını Bonkörlüğünü Parlayıp sönen öfkeni Uykuda horlamanı Unutmadım, aklımda Beni sorarsan eğer, Yeni bir şey yok buralarda. Bildiğin teraneler işte ! Hayata soldan bakanlar toplanıyor yine Yine doldu taştı  mahpushaneler Vergi yüzsüzleri de şiştikçe şişiyor,...
  BABAMIN MEKTUBU   Oğulcanım, Sevgili oğlum… Ayrılık rüzgarları esiyor artık Dönülmez bir yoldayım  Ve sonuna yaklaştım yolun Yolun sonu büyük bir yardır, uçurumdur Yani benim çukurumdur Yol bitecek Aramıza kara toprak girecek Ve bu yaşlı beden, sonsuzluğa yürüyecek artık Farkında mısın bilmiyorum Ama bildiğim şey; Hayat denilen bu kısa yolculuğu anlamakta zorlandığındır Unutma ; Ne kadar çabuk doldurursan heybeni, yani bilgini, tecrübeni Hayat da o denli çabuk yükseltecektir seni Bilmelisin ki gençlikte günler kısa, yıllar uzundur Yaşlılıkta da günler uzun, yıllar kısa Ayarla kendini bu gidişe bu hıza Ve tökezlemek istemiyorsan hayatta Bin bilsen de bir bileni dinle, mutlaka Rehber edin kendine zamanda senden önde gidenleri Büyükleri Güven olsun en önemli erdemin Arkasında dur verdiğin sözlerin Başkalarına güvendeyse mutlak olmalı bir fikrin Her tatlı söze, her gülen yüze de aldanmayasın, biliyorsun..  Kuyruğunda ...
  YİTİK KUŞAK Tüfek icat oldu mertlik bozuldu Teknoloji geldi, kuşak kayboldu Makineler yapar oldu her işi Artık iş bulmak, mucize oldu Kapattık biz de çocuklarımızı altın kafeslerine Koyduk tabletlerini önlerine Bastık uyuşturucuyu beyinlerine Akşamdan sabaha oyun Sabahtan akşama oyun Hayat oyun demek, hayat eğlence Getirdik her şeyi önlerine Lak dedi ekmek verdik Luk dedi su Acıktı yedirdik, üşüdü giydirdik Yorulmasın Islanmasın Terlemesin Hastalanmasın Aman ha aç kalmasın !  Bütün yanlışlarını sildik her zaman Yükledik kendi doğrularımızı çocuklarımıza Hep koruduk, kolladık..  Uşağı olduk onların !  Görev sanıyorlar artık tüm yapılanları Geçinmek nedir, yok farkındalıkları Bağımlı oldular oyunlarına, eroin misali Savaş çıkmış kime ne ! İnsanlar ölüyor ona ne ! Ekmeğe zam gelmiş, neyine ! Yeni bir oyun çıkmış ! Hani, nerede ?! Oyun tadında öğrettik yaşamayı Film tadında izlettik bütün hayatı Göster...
  BİR AYAR VER KENDİNE Uzun yaşamak değil Sağlıklı, mutlu yaşamaktır aslolan Bir ayar ver kendine At gereksiz şeyleri çöp sepetine Çayın şekerlisini Yemeğin yağlısını, tuzlusunu Yiyeceklerin unlusunu Unut gitsin ! Kes mızmızlanmayı.. Her şeyden öylece yakınmayı Önüne çıkana dert yanmayı Gereksiz insanları Kullanmadığın eşyaları Boşa harcadığın zamanları Çıkar gitsin hayatından Her insanın değerleri, ölçüleri farklıdır Bırak başkalarına bakarak yaşamayı Kimselere özenme, öykünme ! En büyük ilaç sevgidir tedavide.. Sevgini ver bebelerine Mesafe, sınır koyma, duvar örme aranıza Uçurum olur mesafeler yoksa zamanla Surat asma, gülümse biraz çevrene Işığın yansısın karşıdakine Dikkat et biraz, ödün verdiğin insanlara.. Sana nasıl davranacaklarını söylüyorsun aslında onlara Hak ettiğinden fazla değer v erirsen, Gün gelir, seni bir kalemde çizer, bunu da anla ! Üstün görme kimseleri kendinden Senin biçtiğin değer kadardır değerleri, yeminlen Değerlerin, ölçülerin senindir, onların değil Ha...
AĞANIN DÜZENİ Adamdan saymazlar askerlik yapmayanı bizim memlekette, Sağda Kodese girmeyeni de yiğit Solda Yiğitlik iyidir hastır ama… Çalar bir it ömrünü on yıllarca boşuna Yansın ömrün, tutuşsun bedenin, ta mam da.. Yetmiyor işte k üçücük kıvılcımlar zifiri karanlığı a ydınlatmaya ! Ağa zorbadır Yaptığını yapar, b ildiğini okur,   Hani yalamasa ak koyun, ka sabın parlayan bıçağını Ağa da oynayamayacak bu oyununu İşini sağlama alır ağa, yetiştirir köleleri Çekirdekten  yükler,  genç  beyinleri Sana bana b elletir   ABC’ sini Hatırlatır tüm  görevleri..            Bir Askerlik yapmalı amele Ağaları k orumalı   Ağaysa çürük raporunu alabilmeli  Askerlik onun neyine ?              İki Vergi vermeli amele A ğaysa  v ergi indirimini almalı.. Amele geciktirirse vergisini Faiz, haciz, ceza..Ge...
  ANA DİLİ HAKTIR Ana dili haktır, su gibi, toprak gibi Hava gibi ekmek gibi Gözün kulağın neyse Dilin de odur Yarım olursun dilsiz Dilsiz insan, pusulasız gemi gibidir Karanlık sularda yüzer Bulamaz yönünü, yiter gider Ana dili haktır, halktır Ana dili kimliktir, kişiliktir Konuşulmazsa unutulur ! Ve halkı ölür ! Nobranlığın alemi yok                                 Zeki Sarı    22.02.2021
  AŞI Yıl 2021 Aylardan Şubat Kışın ortasında, s abahın ayazında..  İnsanlar düşmüş yollara.. Covid19 aşısı olmaya Covid pandemidir, s armış dünyayı Bengaldeş'ten Meksika' ya Norveç’ ten Afrika’ ya Kuzey’ den Güney’ e Doğu’ dan Batı’ ya kadar Tek besini pirinç lapası olan Uzak Doğu’ nun soluk benizli insanından..  İskelete dönmüş bedeniyle,  Afrika ‘nın kara derili insanına kadar Virüs karabasandır Soluk sarı benizli Esmer, yanık tenli Siyahi ya da Kızılderili Ama daha çok yoksul insanları vuran Virüs, e mperyaldır..  Bedense vatandır… Aşıdır bedeni uyaran, Savunma gücünü ayağa kaldıran Aşıyla tanışan beden, Savaşmayı Dik durmayı, yenil memeyi öğrenir Eğitim de aşı gibidir Doğru eğitim, sağlam, sağlıklı insandır Ve sağlıklı insan sömürülemez, sömürmez Sağlıklı insan bilir  e meğin değerini,  Adaletin, eşitliğin önemini..  Dostluğu ve kardeşliği ve sevgiyi Paylaşmayı, yardımlaşmayı, dayanışmayı Sağlıklı, sağlam...
  KADIN Kadındır kadın Her şeyin başı kadın Emziren kadın Besleyip büyüten kadın Pişirip yediren Yıkayıp giydiren kadın Ya erkekler, erkekler?!  Hiç mi i ş göremezler ?  Bilmezler mi bu işleri ? Yoksa beceremezler mi ev işlerini ? Hayvanlarda saklıdır i şin gizi Orada görürüz büyük resmi İnsan da bir hayvan değil mi ö zünde Düşünür sadece Erkek arslanı alalım mesela ele.. Bakalım gücün zorbalığın abidesine Bakalım gösterişin, boş gururun azametine.. Hiç işi olmaz ekenle biçenle Önüne gelecek mutlaka kanlı eti Önce o tüketecek ganimeti Kurtta da böyledir, kuşta da Erkek egemen dünyanın Kuralıdır nobranlık Aşkta ise iş  değişir..  Bir serenat bir serenat Kuşta, eşekte, atta Hele değmeyin kedilerin cazına Mart’ ta Bunca hır gür, kan, savaş Bitiverir birden aşkta ! Dişi ise seçicidir Isırır, tepikler, gagalar Kaçar, boynuzlar, tırmalar Huysuzdur huysuz olmasına da Bakmayın siz onun, cilvesine, nazına Al...
  AŞK MASAL   Aşk bir masaldır.. Der, Büyükler.. Evlenince biter ! Birinci ay, göz göze İkinci ay, diz dize Üçüncü ay, göt göte Dördüncü ay, git öte                 Zeki Sarı      21.02.2021
  AŞK Aşk hayatın iksiridir Mikser olur çırpar seni Kimliğini karıştırır Bozar bütün benliğini Aşk şaraptır, içmeye gör Döner başın, çarpılırsın Neye baksan oradadır Sevdiceğin Odandadır bir bakmışsın Okuduğun kitaptadır Gördüğün her satırdadır Ya da ıslak bir banyoda Buğulu bir aynadadır Bakar gülümser sana Çivi olup çakılmıştır kafana Söküp atamazsın Sen fikri sabit O vurdumduymazdır Görmez gözün başkasını Aşkın gözü değil ama Beyni kördür Mantığını kuramazsın Dikenli bir yoldur aşk Kulvarında yorulursun Kavuşmak istersen eğer… Sevdiğine koşacaksın..  Kavuşunca, aşk biter !                                   Zeki Sarı    12.02.2021
  AŞKLAR SADELEŞTİ Şimdi aşklar sadeleşti Cilve yok, naz yok ! Trip yok, kapris yok ! Saklamak, gizlemek yok ! Aşk ekmek gibi su gibi, elzem şimdi Utanır mı hiç insan Sevdiğinden sevildiğinden Yorulunca eski sevgilinden Buluyorsun bir yenisini hemen.. Aşk defterinden Unutuyorsun eski sevgilini Ex olmayan ne var şimdi ? Her çiçeğin rengi, kokusu, farklıdır hem Lale, gül, yasemen,  Lavanta, reyhan, kardelen Hepsi farklı, hepsi güzel Birbirinden Aşk güzeldir, ömrü tazeler.                   Zeki Sarı    21.02.2021
BABAM ÖLDÜ Öldü babam Doğum gününe yakın hem de Bilmezmiş gerçi tevellüdünü de 'Öyle söylerdi anam', derdi..  Ölümü sıcak, yeni Dumanı üstünde tüten taze bir somun gibi Ölmedi sanki !  O yüzden y anımda, ya kınımda !  Burada, odasında, mutfakta, salonda..  Yine gülüyor, yine kızıyor, yine sövüyor Politikacılara Ben kırkında çocuk O yetmişinde baba Aklım, danışmanım, desteğim.. Yaşıyor hala Bilinçaltımda !  F arkındayım gi decek   bir gün, Zamanın sisi üstünü kapattığında Ölümün  Ben küçükken İki tekerlekli bisikletime binmeyi   öğrenirken O hocamdı Nasıl da koşardı peşim sıra..  Arkasından tuttuğu üç tekerlekli bisikletimin Dördüncü tekeriydi sanki !  Bense havalara uçardım "Öğrendim sonunda sürmesini, öğrendim !" Derdim Oysa babam öğretti düşe kalka sürmesini Hayatı !  Hasta olduğumda Boğazlarım şiştiğinde mesela Hastaneye gittiğimizde Yatıştırırdı beni "Sinek ısırığı kadarcık bir şey iğne" der...